15 Ekim 2014 Çarşamba

15 Ekim Çarşamba


Mutfak alışverişini çooook seviyorum....


Lcw takıları çok güzelmiş....


Çocuklarım için aldıklarımdan, planlar planlar.....


Ve çirkinsiz olmaz. Çalışma odasına her girişimde arkamdan koşarak gelen meraklı tipitip.....


Çocuklarımın eşyalarını koymak için kapladım kutuları, Üst etiketlerini de hazırladım. İçleri dolacak  (incik cincik şeylerle) düzenli görünecek gözüme...


Veee devam eden çok severek yaptığım bir iş.....Kardeşim olsa o kadar seveceğim bir arkadaşıma hazırlıyorum. Allah takdim etmeyi de nasip eder işşallah.....Bu günlükte bu kadar tekrar görüşmek umuduyla, mutlu günler....









14 yorum:

Nurten ŞENKUL dedi ki...

Çirkin kızının her hali çok güzel :) Maşallah o tipitip' e :)
Yeni cicilerini güle güle kullanasın ve bana süper fikir verdin :) Ben kutu kaplarken o kapak kısımlarını kesiyordum hep, artık kesmem böyle daha kullanışlı olur kapaklı olduğu için :)

sakLı bahçem :) dedi ki...

cicili bicili mutfak alışverişini kim sevmez ki :)
yüzüklerin çok hoşmuş :)
çocukların çok şanslı senin gibi bi öğretmene sahip oldukları için :)
bak sen şu çirkinin girdiği yere :)
kutuların ne hoş olmuş öyle :)
ciciler hazırladığın arkadaşın çok şanslı :)

tülin dedi ki...

Kutu kaplamak geldi içimden :)

meltem dedi ki...

Ay o kupaları nerden aldın Evren çok tatlılar green gate değil sanırım yazarsan sevinirim çok güzeller sevgiler.

Atolyekedi dedi ki...

Nurten ŞENKUL, teşekkür ederiz :) Aa ne fikir verdim acaba merak ettim. Ben sınıftaki çocukların eşyalarını koyacağım için kapaklarını da kapladım ama kapaklarını kesmek hiç aklıma gelmemişti aklımda olsun öyle kullanabileceğim yerlerde olabilir.

Saklı Bahçem, di mi ya biz kadınlar seviyoruz işte.Çok teşekkür ederim canım. Çok mutlu oldum yorumlarına.

Tülin, :) kutu kaplamayı seviyoruz çoğumuz. Bende görünce aklıma düşer hep.

Meltemcim, kupalar green gate Bilkent'te ki Koçtaştan aldım yeni gelmiş bu modeller.

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı dedi ki...

Ellerine sağlık canım miniklerin çok şanslı böyle güzel kalpli bir öğretmenleri var.
Kova güzelini kocamannn öpüyorum

İnanç dedi ki...

Sevgili atölye kedi,
konuyla alakasız olacak belki ama son yazınızın altına yorum yapayım dedim

son yorumumdan sonra daha yazmadım ama hep buralarda olduğumu bildirmek isterim (hayır neden merak etmişsinizdir diye düşündüysem xD)
Türk malı hayvan deneylerine karşı helal olanı seçip tüketme davamızda bir keşifte bulundum :)

bir sertifika keşfettim belki biliyorsunuzdur ''Geleneksel Sertifikası'' keşfeder keşfetmez sizinle de paylaşayım dedim. Daha tam %100 bu sertifikaya güveniyorum eminim diyemem sadece sıcağı sıcağına size de söyleyeyim dedim belki birlikle keşfeder inceleriz diye.

ve kemal özer diye bir gazeteci yazarın kitaplarını keşfettim. Aylık kitap alışverişimi çoktan yaptığım için maalesef şimdilik kitaplarından okuyup tasdik ettiğim var diyemem. Yani bunu da yine sıcağı sıcağına paylaşmak için yazıyorum.
sizin de bu konudaki yorumunuzu bekliyorum.

bu arada yaptığınız el işlerinize bayılıyorum keşke ben de sizin kadar marifetli olsam :( böyle incik cıncık işlerini anca almayı severim yapmaya gözüm hiiiiç kesmez :)

sanıyorum anaokulu öğretmenisiniz kalpten hissediyorum ki çok iyi bir öğretmensiniz :) çocuklarınıza hayvan sevgisi aşılamayı aman ihmal etmeyin yeni nesil aklı başında yetişsin istiyorum artık bu noktada öğretmenlere çok iş düşüyor çoook Allah yardımcınız olsun.

ve kediniz çoooooooooooooook tatlı adı çirkin herhalde ama bal gibi de güzel çok şeker. :) kaç aylık oldu dişi diye tahmin ediyorum kızgınlığa girdi mi? kısırlaştıracak mısınız? ben şu anki günümüz şartlarında hayvanların kısırlaştırılması tarafındayım. keşke bütün dünyamızda hayvanlara yaşama haklarına saygı olsaydı da onlar da istedikleri gibi üreyebilselerdi ama maalesef. kendi ailende akrabalarında bile minicik bir yumağı evinde barındırabilecek yürekli insan bulamazken; kendi kedilerimi çifleştirip de o doğacak bebelerin vebalini almayı hiç göze almıyorum. evi bırak kapısının önüne su kabı mama kabı koysa o bile yetecek ama ona bile izin vermiyorlar bizim sokak mesela kaç kere koyduğum mama kabı su kabı ya kayboldu ya parçalandı. gerçekten kedilerimi sahiplendikten sonra insanları daha az sever oldum. o derece soğudum insanlıktan.

Peygamber efendimiz (s.a.s) ki kuşu ölmüş
bir çocuğa taziyeye giden mükemmel insan. Bu ahlaka bakıyorum ve sonra bu mudur Müslümanlık bu mudur insanlık diyorum...
Aman yapalım da büyür nasılsa diye diye yetişen nesiller yüzünden bu hale geldik. Çocuk yetiştirmek gerçekten bu dünyadaki en önemli görev ben öyle düşünüyorum. O yüzden sizin gibi öğretmenlere de büyük saygım vardır.

Çok uzattım biliyorum ama işte insanın içinde kanayan yara olunca böyle oluyor maalesef.

Bu arada benim de bir bento sevdam takıntım vardır. Ama dediğim gibi çok becerikli değilimdir açar açar resimlere bakar kendimden geçerim. Bento nedir biliyor musunuz bilemedim. Yani biz Türklerin sefer tası = japonların bentosu. Onlara şu yönden özeniyorum. Onlar hala bu kültürü devam ettiriyorlar ama bize bakınca çoğu çocuk artık hep fastfoodçu oldu çıktı. Ben çocukluğumda hep hatırlarım arkadaşlar kantine koşardı yemek saatinde ama annem her daim beslenmemi hazırlardı kantinden falan yediğimi çoook nadir hatırlarım. Japonlar iş yerlerinde bile bentolarını götürüyorlar. Ben üniversite de okuyorum sefer tası götürsem bir tarafları gülecek millet diye utana utana bugünlere geldim. Ama geçenlerde bunu aştım kendi çapımda bir bento yaptım, yedim de hem param cebimde kaldı hem sağlıklı evden yedim. okulun yemekhanesi hem pahalı hem kim bilir hangi katkı maddeleri kullanılıyor bilinmez.
adını artık ne koyarsak koyalım sefer tası/bento her neyse sağlıklı yaşam için 7'den 70'e her birimiz bunu gerçekleştirmeliyiz diye düşünüyorum. Siz iş yerinizde yemek yiyor musunuz buna nasıl bir çözüm buldunuz merak ediyorum...

İnanç dedi ki...

o kadar uzun yazmışım ki yorumumu yollayamadım ikiye bölmek zorunda kaldım

çenem açıldının klavyedeki tercümesi parmaklarım açıldı mı desem ne desem bir yazdım pir yazdım. Artık bu sefer kesin son olarak (bıktırdım artık) şunu da ekleyeyim son trend midir nedir bilinmez ben de yeni merak saldım instagramda takip ediyorum herkes baykuş yapar olmuş. Ben de özeniyorum ama bakmakla yetiniyorum. Artık kumaştan keçeden neyden yaptıysanız ya da yapacaksanız bir gün en kolayından basit açıklamalı tarif verirseniz çok müteşekkir olurum. Belki benim gibi pek beceremeyen ve tembel insanlara göre de bir tarifiniz vardır.

Buraya kadar okuduysanız helal olsun diyor artık yorumu da yolluyor selametle diyoum :)

Atolyekedi dedi ki...

Örgü çantam çok teşekkür ederim çok mutlu oldum :)

Atolyekedi dedi ki...

İnanç, hoşgeldin terkrar, gerçi sen buralardaymışsında haberim yok. Çok mutlu oldum.
Bir taraftan cevap yazmaya çalışıyorum bir taraftanda siteye bakıyorum acaba biliyor muyum bilmiyor muyum diye....bilmiyormuşum. Teşekkür ederim incelerim birazdan ben siteyi.
Kemal özer'in biraz önce web sitesini buldum. Şöyle bir baktım ilgimi çekti açıkçası...İlk izlenim olarak söyleyebilirim. Benim Lisede verdiğim bir karar vardı 'bir yazar bir kitap' diye bunu da yazar ve kitap sayısı çok en azından ilgimi çekenleri en az 1 kere okumalıyım diye planlamıştım. Denemeye değer diye düşünüyorum. Kitaplarına şöyle bir baktım da faydalı olabilir.

El işi yapmayı çok seviyorum rahatlatıyor ve özellikle hediye olarak yaptıklarım yapım aşamasında beni inanılmaz derecede mutlu ediyor. Aslına bakarsak blog dünyasında satış yapanlar gibi profesyonel değilim tabii bir eğitimimde yok. Kendimce yapıyorum işte.

Atolyekedi dedi ki...

İnanç, çirkinim şubat doğumlu bir kız. Doktorumuz da sordu kısırlaştırmayı düşünüyor musunuz diye kıyamadım. Ben yanlışlıkla ayağım çarptığımda sarılıp öpüp defalarca özür diliyorum ve ameliyattan çıkmış kedileri görmüştüm o yüzden şu an kıyamıyorum ona.
Hayvan sevgisi böyle işte insanlardan soğuyor gerçekten. Gerçek müslümanlık böyle işte ne kadar güzel ne kadar yarabbim ama bizler ne yazık ki bu hale getiriyoruz :(

Bildiğim kadarıyla Japonlar geleneklerine çok bağlılarmış. Biz geleneklerimizden utanıp onları değiştiriyoruz ne yazk....Şimdi çok güzel sefertasları var cicili bicili... Ne şanslıymışsınız Anneciğiniz ne kadar sevip değer veriyormuş ki elleriyle size yemekler hazırlıyormuş. Ben beslenme konusunda velilerimden bunu rica ediyorum, ambalajlı ürünler almamalarını kendi elleriyle hazırladıklarının her zaman daha faydalı olduğunu ve çocuklarımızın ne kadar değerli olduğunu anlatıyorum. Bizde beslenme saati var ama ben kahvaltı yapıp okula gittiğim için süt içiyorum hemara öğün olsun hemde çocuklara örnek olayım diye. Aslında bende salata ve meyve için sefer tası niteliğinde kaplar sandviç için kap almıştım ama ne yesem hatta onlarla aynı şeyi bile yesem öğretmenim canımız çekiyor diyorlar o yüzden sadece süt içmek zorunda kalıyorum.

Atolyekedi dedi ki...

İnanç hayır hiç bıktırmadın, yorumlarını görünce çok mutlu oluyorum. Her defasında yeni bir şeyler katıyorsun bana.
Estafurullah bu gün bitti hazırladığım hediyem yarın yayınlarım.Ama baykuş yapmadım :) dilimde dönerse kısaca anlatırım. Yada bir gün baykuş yapma fırsatım olursa yapıp anlatırım işşallah. Allaha emanet ol. Her zaman beklerim.

İnanç dedi ki...

Yorumumu yazdığımdan beri acaba ne zaman cevap vereceksiniz diye merakla bekliyordum şimdi cevabınızı görünce çok mutlu oldum. hihi :)

ben de kesinlikle Patiş'le Tarçın'a bir çarpsam biyerlerine bassam canları acımasa da içim acıyor hemen öpüp özür diliyorum. Zaten o yüzden 4 kızgınlık geçirmelerine rağmen hala daha kısırlaştıramadık :O iyi birşey yaptığımızı düşünmüyorum çünkü çifleştirmediğimiz sürece o hormonlar atamadıkları için içlerinde birikiyormuş ve Allah korusun tümör bile oluşturup meme kansere gibi çok kötü hastalıklara yol açabiliyormuş. Ben de kıyamıyorum nasıl ameliyata yollarım onları diye ama bir açıdan da hayatları boyunca geçirecekleri sadece 1 operasyon mu (tabii ki bundan sonra inşallah hep sağlıklı olurlar ) yoksa kıyamadığımız için onlara yapacağımız en büyük kötülük sonucu kansere yakalanmaları mı? Tercih yapacaksak tabii ki bu operasyonu seçmek durumundayız. Çifleştirmek istemememin en büyük nedenlerinden bir tanesi de zaten veterinerimizin Patiş için bize doğuramaz ölür demesinden de kaynaklanıyor. Ben onu sahiplendiğimde miniminnacıktı ve anne sütü hiç içmemiş gibiydi. Arka bacaklarında raşitizm de vardı. Veteriner de anne sütünden maruz kalan kedilerin çatıları gelişmiyor doğumda doğuramayabiliyor ölüyor demişti. Bu yüzden de bu çifleştirme işine hiç bulaşmak istemedik. Ve bir doğurduklarında 1 tane değil 3, 4 ,5 .... birden doğuruyorlar. O kadar veballi nasıl alacağız. Sonra onların çocukları da sonra onların da sonra onların da.........

Ben Patiş'i sahiplendiğimden beri bir blog takip ediyorum siz biliyor musunuz yine bilmiyorum ama ne öğrendiysem o bayandan öğrendim diyebilirim. Blogun adı kedilibirhayat.com İlk başlarda çok tecrübesizdim. Ne yapacağım bilmiyordum ama bana çok yardımcı oldu blog sahibi. Şimdi kendisi de yeni bir macerada bebeği olacak. O yüzden bloguyla bir süre ilgilenemeyeceğini açıkladı ama blogu ziyaret edip önceki yazıları okursanız özellikle yorum yazanlara cevapları, her zaman yardımsever, bilgili ve anlayışlıdır.
Özellikle hangi mama bölümünü şiddetle tavsiye ediyorum.

Bu arada siz Çirkin'i hangi mamayla besliyorsunuz?

Atolyekedi dedi ki...

İnanç, bende ancak bakabilmiştim bloga :) evet bu konu çok hassas ve karışık benim için o yüzden şu an net bir şey diyemiyorum. Ama ileride çok bebekli olabiliriz zaman gösterecek. Hayırlısı işşallah.
Kıyamam ona ne güzel bir şey yapmışsınız sahiplenerek.
Çirkin şu an royal canınla besleniyor veteriner tavsiyesi üzerine.