17 Eylül 2018 Pazartesi

Cumadan Pazara...


Cuma günü...Okul yolu düz gidiyor tabii...


Baktım ki piyasa fiyat açısından çok serbest hemen dağıttım ihtiyaç listesini...


Bu cuma hafta içinde öğleden sonrayı evde yaşadığım son gündü....Nasipse Haziran ayına kadar böyle devam edecek....


Bu böceğimde hiç umudunu kesmedi Kuştan :(


Cumartesi sabahı...Kalkıyorum ve hemen mutfağa koşuyorum...Kahvaltıyı hazırlıyorum. Kahvaltı sonrası akşama kadar temizlik , çamaşır....Gerçi evraklarıma da vakit ayırabildim :)


Ben kakılmışlık halinde bu böceklerde pire uçurma derdinde...


İçinden geçiriyor muhtemelen : 'Bi bitmediniz ! '  diye...


İki yeni işe başladım. Havalar henüz tam soğumamışken kuruması daha çabuk olur diye...


Her şey kategorilere ayrılıyor bende... Pratik bilgiler, dini bilgiler, Eğitim ile ilgili bilgiler, minimalizm ile ilgili bilgiler, sağlık bilgileri, pratik tarifler şeklinde defterlerim var. Zaman zaman biriktirdiğim bilgileri onlara aktarıyorum...Cumartesi akşamı böyle oldu.


Meyve bitti ve markete gidemedik diye üzülmüştüm ki.... Boncuğum boşluğu doldurmuş...


Pazar günü...Güneş'in etkisi azalınca kıymete bindi... 


Birine her gün bayram...



Bu yazıyı instagram da gördüm...Hoşuma gitti , paylaşmak istedim.... Sabretmek , beklemek, gözlemlemek , hoş görmek , idare etmek , şans vermek....


Şimdiden harika , huzurlu, sağlıklı , işlerimizin rast gittiği bir hafta diliyoruz boncuğumla...






10 Eylül 2018 Pazartesi

Cumadan Pazara...


Herkese Merhaba!!! Cuma sabahı ben okula gitmeden boncuğum kendini bol bol sevdirdi...


Biz çıkmak için hazırlanıyoruz. Bir baktık birisi yatağa dönüp üstünü bile örtmüş. Nasıl başarmış bilemedik....


Cuma okulda sınıflarımızı düzenleyip işlerimizi halledince arkadaşlarımla birlikte bu fotoğraf alanını hazırladık...


Ve cuma sürprizim....Sister'ım yine çok güzel hediyeler hazırlamış....


Cuma okuldan geç gelip bir de yemek mi yapacağım dedim. Tüm gün ayakta olmak çok yorucu :( Hemen beyimnen güne döndük...


Tosun paşam dedesinin çantasını sahiplenmiş.....


Cuma akşamı biraz dinlenince çok el işi yapabiliyormuş gibi yeni bir işe başladım. Ne zaman biter Allah bilir tabii...


Cumartesi sabahı erkenden kalktık....Babamız kalkmadan bir kahve içtik ufaktan ev işlerine giriştik...Sonrası akşama kadar temizlik , çamaşır...


Cumartesi akşam misafirimiz vardı... Bu böcekler bir koştur , bir kudur....


Sabah erken kalkınca uykumuzda erkenden geldi...


Ve pazar sabahı bir 09:00 a kadar uyuyamadım hafta sonu....07:00 de kalktım maalesef...Uyusam dinleneceğim, kaldıran da yok ama hafta içi erken kalkmaya alışınca ister istemez erken kalkılıyor... 


Pazar kahvaltı sonrası Beypazarı'na gidiyoruz. Biz sakin sakin gezeriz derken bir de bakıyoruz ki...Beypazarı festivali varmış. Hiç bu kadar kalabalık görmemiştim Beypazarı'nı.... 


Beypazarı'ndan....


Kahvesiz olmaz...






Ve 9 Eylül güzel memleketimin kurtuluşu....


Pazar akşamı....Güneş sınıfı mesaisi resmen başladı.....Minik paketlerimiz...


Yaka kartlarımız hazır....


Güzel bir hafta diliyorum herkese....Yeni Eğitim-Öğretim yılının tüm veli, öğrenci ve öğretmenler için hayırlı, verimli geçmesini diliyorum...













6 Eylül 2018 Perşembe

Oradan Buradan....




Zeki çocuklardan zeki ve kalpten cevaplar...

Güzellik...


Daha ne denebilir ki....


Bu vefa nerede var?


Mutlu olmak her şeye sahip olmak değil , Sahip olduğun kadarını her şey yapabilmektir. K. Tazeoğlu


Dünyada güzel şeylerde oluyor....


Bir de bunlar var tabiii...


Bu hikaye doğru mu bilemiyorum ama mesaj çok güzel...


Ve işte ben...

Hobi anlamında üretim yok şu sıralar...Bu hafta itibariyle Okul, seminer, evrak, sınıf hazırlığı, bol koşturmaca var yani...Ve bu koşturmaca Haziran'a kadar sürecek... Şimdiden herkese hayırlı cumalar ve mutlu hafta sonları diliyorum...

NOT: Tüm fotoğraf ve yazılar instagramdan alıntıdır.











3 Eylül 2018 Pazartesi

Cumadan Pazara....


Hayat ne garip...Birileri mutluyken birileri üzgün...Birilerinin düğün haberini duyuyorken bir başkasının gaybının haberini alıyor insan... Sonra insanlarla bunu konuştuğumuzda 'işte hayat böyle bir şey' diyor herkes...Ama çok acı değil mi? Hadi mutlu olan mutlu zaten onu düşünmüyorum...Peki gaybı olan...Böyle zamanlarda çok şey söylememek en doğru şey belki de...Bilemiyorum.... Ne desem , ne söylesem hiç bir anlamı yok çünkü...


Bir yandan yiyip içiyorsun...Bir yandan normal yaşantına devam ettiğin için bile suçlu hissediyorsun.. Ne garip...


O ateş hiç bitmiyor bence...Hep ilk günkü gibi.... sadece o acıyı yaşamaya alışıyoruz o kadar...


İİnsan kuş misali derler ya... Tam da öyle oldu...Cumartesi günü Yalova'dan dönerken başımı kaldırdığımda ilk bakışta kuş zannettim....Ama dikkat edince gördüm ki  Leylekler göç ediyor... Ne tesadüf ki Pinhani'nin Beni Sen İnandır şarkısının : 

'  Artık çok uzaklaştım
En çokta kendimden
Evden, senden
Göçmen kuşlar gibi ' bölümü çalıyordu...



Eve dönünce boncuklar mutlu oldular...Biz yokken sürekli uyuyanlar biz gelince yanımızdan ayrılmadılar....


Her hali ayrı güzel kuzumun...


Pazar sabahı...Yalaktan su içme saati...


Aşı'ya gitmeden başına ne geleceğinden habersiz bir Dombili Bey....



Zorla taşıma kabına girdiler....Hiç sevmiyorlar...Gittik aşımıızı olduk ve artık huzurla uyuyabiliriz. 
Bu sabah mesai başlıyor...Yeni dönemimiz değerli velilerimiz , meslektaşlarım ve geleceğimiz her şeyimiz sevgili öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.Mutlu haftalar...